Türkiye Eğitim Meclis Sektör Raporu 2014

0
385

TOBB Türkiye Eğitim Sektörü Meclisi yaklaşık 7 yıldan bu yana faaliyetini sürdürmektedir. Meclisimiz bünyesinde bulunan eğitim alanında faaliyette bulunan kuruluşların önemli bölümü örgün ve yaygın öğretim hizmeti sunan kuruluşlarıdır. Bu açıdan sektörümüzde hizmet veren kuruluşları ikiye ayırmak mümkündür

The main thing that you have to remember on this journey is just be nice to everyone and always smile.

1. Örgün eğitim alanında çalışan özel okullar grubu: Bu grupta okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, ortaokullar, genel liseler ve meslek liseleri sayılabilir.
2. Yaygın eğitim ve öğretim yapan kurumlar: Bu grupta ise, özel dershaneler, muhtelif kurslar, sürücü kursları, rehabilitasyon merkezleri ve etüt merkezleri sayılabilir.
Özel okullar grubu kamuda karşılığı olan yani devletin de hizmet sunduğu örgün eğitim alanında faaliyet göstermektedir. Bunlar, devletin sunduğu hizmetlerden daha iyisini sunmak suretiyle öğrencilere ulaşmak zorundadır. Son dönemde genel orta öğretimde tüm devlet okulları sınavla öğrenci alan okullara dönüşmüştür. Bu durum özel okullar aleyhine haksız rekabet oluşturmaktadır. Öğrenciler öncelikle sınavla öğrenci alan kendi seviyesine yakın öğrencilerden oluşan okul grubunu tercih etmektedir. Bu durum özel okulları zorlamakta okullar ancak ek seçenekler sunarak öğrencilere ulaşmaya çalışmaktadır. Rekabet şartlarının eşitlenmesinde sınavla öğrenci alan okul grubunu ntoplam okul sayısının %15-20’leri düzeyine çekilmesine
ihtiyaç vardır.

Yaygın eğitim alanında faaliyet yapan kurumlar genellikle hayat boyu öğrenme faaliyetleri yürütürler ve bunlar ülkelerin gelişimi için motor vazifesi görürler.

Ülkeler arası yarışta başarılı olmak isteyenler eğitimi okulla sınırlandırmayıp hayatın tümüne yaymak için gayret göstermekte ve bu alana önemli kaynak ayırmaktadır.
Devlet, Halk Eğitim Merkezleri, Mesleki Eğitim Merkezleri, Olgunlaşma Enstitüleri gibi kurumlar aracılığı ile veya Belediyeler, İŞKUR, KOSGEB gibi kurumlara kaynak ayırarak hem örgün eğitim sistemi içindekilere ek katkı sunmakta hem de örgün eğitim dışında bulunanlara ek hizmet sunarak yaygın eğitim faaliyeti yapmaktadır.
Özel yaygın eğitim kurumları ise, bireylerin kendilerini geliştirmek, yaşam kalitelerini
yükseltmek, ihtiyaç duydukları ek donanımı kazanmak, kazandıkları donanımları belgelendirmek istedikleri durumlarda başvurdukları kurumlardır. Son dönemlerde daha iyi bir okulda eğitim alıp yaşam kalitesini yükseltmek isteyenlerin, sınavlara hazırlık amaçlı kurulan dershanelere yöneldiği görülmektedir. Yaygın eğitimde popüler olan bir diğer grubu ise, sürücü eğitimi almak isteyenler oluşturmaktadır. Bunu muhtelif kurslar takip etmektedir. Eğitimcilere göre her bireyin öğrenme hızı ve tarzı farklıdır. Hiçbir şey öğrenmenin önünde engel değildir. Yeterli zaman ve imkân verilirse herkes öğrenebilir. Ancak en gelişmiş ülkeler dâhil hiçbir devletin imkânı her bireyin öğrenme hızına ve tarzına uygun bireysel bir ortamı sağlamaya müsait değildir. Bu bilinçle devletlerin ek öğrenme kaynaklarını çoğaltma konusunda
ciddi çalışmaları bulunmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde eğitim faaliyetleri herkesin kendisine uygun bir faaliyet bulduğunda yararlanması için planlanmaktadır. Bu anlamda devlet planlayamadığı veya ulaşamadığı yerlere, kişilere ve gruplara özel sektör eliyle ulaşmayı denemektedir. Bu amaçla gelişmiş ülkelerin bazılarında herkesin eğitimden daha fazla yararlanması için “charter school” adı verilen bir uygulama başlatılmıştır. Uygulamanın temel amacı eğitimde başarılı olacağını düşünen herkesin
projesini denemesi ve başarılı olursa ona desteğin sürdürülmesidir.
Ülkemizde de son yıllarda özel öğretim kurumları için oldukça olumlu adımlar atılmıştır. Son dönemde bazı düzenlemelerin tüm sektöre zarar verebileceği endişeleri dile getirilmektedir.

Özel eğitim kurumları Devletten destek almadan özverili çalışmalarıyla kendine yer edinmeye çalışan henüz dayanım gücü düşük olan bir sektör olup devlet desteğine ihtiyaç duymaktadır.

İlk kez dönüşümden özel okulların göreceği zararı aşağı çekmek amacıyla son düzenlemelere özel okullarda okuyanlara destek verilmesi kararlaştırılmıştır. Verilecek desteğin miktarı resmi okullarda okuyan öğrencilerin devlete maliyeti kadar olacağı duyurulmuştur.


Türkiye’de son dönemde özel okullaşma oranını %1,5’lardan %3-4’ lere çıkarmıştır. Ancak gelişmiş ülkelerde özel okullardaki okullaşma oranları %10’ların üzerinde seyretmektedir. Avrupa Birliği (AB) 2011 verilerine göre özel okullara devam eden öğrenci oranı %14’ tür. (Kaynak:Eurodice 2012). Bizdeki oranla mukayese edildiğinde henüz çok gerilerde olduğumuz görülmektedir. Özel sektörün eğitim yatırımlarını özel okul alanına kaydırması için iyileştirici tedbirlerin alınmasına ihtiyaç vardır. Özel öğretim alanında çalışan kurumların faaliyetlerini düzenleyen 5580 sayılı Kanunda 14.03.2014 tarihinde yapılan son değişiklikler daha çok eğitim
yatırımcısının özel okul alanına özendirilmesi açısından olumludur.
Birçok gelişmiş ülkede 10 yıllık zorunlu eğitimden sonraki 2 yıllık dönem yükseköğretime oryantasyon dönemi olarak değerlendirilmekte ve farklı eğitim kurumları tarafından da verilebilmektedir.

Dönüşümü kolaylaştırmak amacıyla yapılan son yasal düzenlemelerin önceleri sektörümüzün de önerdiği görüşlere uygun olduğunu söylemek mümkündür.

Bunu yaparken değişimin ortaya çıkaracağı problemleri öngörerek sektöre yapabileceği olumsuz etkiler azaltılmalı, serbest piyasa şartlarını korumaya özen göstermelidir.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından hazırlanan raporu buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here