Tarih Eğitiminde Soru Sorma Temelli Öğrenme

0
398

Tarih eğitiminde amacın belirlenmesinde etkili olan unsurlardan biri, tarihin ya da tarih biliminin ne olduğuna ilişkin kabullerdir. Geçmişten günümüze, “tarih nedir?” sorusu üzerinde yapılan tartışmalar genel olarak iki merkezlidir.

Birincisi, “tarih olan şeydir” tezine; diğeri ise, “o, yalnızca geçmişte yaşanılan şey değil, farklı bakışlarla biçimlendirilebilen bir şeydir” tezine dayanır.

Buna göre, tarih bilimine ve buna bağlı olarak tarih eğitimine ilişkin iki farklı yaklaşımın ön plana çıktığı söylenebilir. “Geleneksel anlayış” olarak adlandırılabilecek birinci yaklaşıma göre, akademik anlamda tarih, kralların ya da sultanların tarihini yazmak; olayların tarih ya da yerlerini belirlemekle ilgilenen bir anlayış üzerine kurulmuştur.

Bu anlayış, geçmişte var olmuş olanın olduğu şekliyle ortaya konulmasını gerektirir. Tarih eğitimi de bu doğrultuda, tarihçilerin ortaya çıkardığı bilimsel bilgilerin örgencilere aktarılmasını amaçlar.

“Yeni tarih Anlayışı”nın merkezinde ise, “tarih”in, yalnızca “olan şey” olmadığı düşüncesi yer alır.

Çocuk merkezlilik, tarih yapma, tarihçi becerilerini geliştirme, kanıtı yorumlama ve analiz etme, nedensellik, değişim, empati gibi temel kavram ve uygulamalar üzerine inşa Husband (1996)’a göre “tarih, basit bir hikayeleme işi değildir. Çünkü o, kanıtlarla diyalog sürecini içerir. Bununla birlikte tarih, geçmişin mükemmel biçimde yazılmış biçimi de değildir”

Çağdaş tarih eğitimi anlayışında, bireylere; tarih yapma becerilerini, tarihsel düşünüş biçimini ve tarih bilincini kazandırmak amaçlanmaktadır.  Drake ve Brown (2003,19)’a göre “tarih öğretimi, öğrenci ve öğretmenlerin geçmiş hakkındaki yorumlarını tekrar biçimlendirmede kullanılan birlikte araştırma-soruşturma sürecidir”.

 

Türkiye’de de tarih eğitiminin, ders kitabı ve öğretmen anlatısına dayalı olarak yapıldığı; öğrencilerin, doğruluğu kabul edilen yoğun bir bilgi içeriği altında pragmatik amaçlarla pasif bir konuma itildiği görülmektedir.

Bununla birlikte, okullardaki tarih eğitimi çalışmaları incelendiğinde, bilgi ve değer aktarımı merkezli yaklaşımın egemen olduğu söylenebilir. Okutulan çoğu ders kitabı, yoruma kapalı bilgilerle doludur. Bu durum, öğrencilerin hayal gücü, yorumlama, sorgulama gibi becerilerinin gelişmesine zarar vermektedir.

Öğrencilerin soru sormaları, sürecin merkezinde yer aldıklarının ve onu biçimlendirme çabalarının

önemli bir göstergesidir Çünkü öğrencinin soru sorması; bilgi ihtiyacının farkında olduğunu, öğrenmeye istekli olduğunu, öğrenme-öğretme süreci ile ilgilendiğini, sürecin sonraki aşamalarını kontrol etme isteği ve yönlendirme çabasını göstermektedir. Soru sorma temelli öğrenme; öğrenme aracı olarak öğrenci sorularının kullanıldığı; öğrencilerin meraklarını gidermek üzere sorular sorduğu; kendi soruları üzerinde düşünerek ve farklı bilgi kaynaklarından yararlanarak cevaplar aradığı; böylelikle de mevcut bilgilerinin ötesinde yeni bilgiler ürettiği bir öğrenme sürecini içermektedir.

Öğretmen ise, süreci başlatmak ve amaçlar doğrultusunda yönetmekle görevlidir

Kısaca soru sorma temelli öğrenme, öğrencilerin; soru sorma yoluyla düşünme, düşünceleri örgütleme, yeni düşünceler üretme, bilgi ve düşüncelerini yansıtma imkanını buldukları, öğrenme odaklı bir yaklaşımdır. Diğer taraftan, soru sorma temelli öğrenme; öğretmen sorularına değil öğrenci sorularına dayalı bir öğrenmeyi esas alır. Öğrencilerin kendileri sorular üretip yine kendileri cevaplar üretmeye çalışırlar. Bu nedenle, öğretmen merkezli bir görünüm arz eden geleneksel soru-cevap yönteminden farklılaşmaktadır. Bu yaklaşım, bir öğretme yöntemini değil, öğrenme yaklaşımını ifade etmektedir.

Öğrenci sorularının, “öğrencinin öğrenmesi” üzerinde önemli katkılarının bulunduğu araştırmalarla ortaya konulmuştur.

Buna göre; tarih eğitiminin ezberden uzaklaşması, tarih bilgisine sahipliğin ötesinde tarih bilincine ulaşılması, soru sorma ve sorgulama becerilerinin gelişmesi, örgencinin sürece etkin katılarak bilgisini kendisinin yapılandırmasına imkan vermesi, öğrenciyi bilgiyi tüketen değil üreten konumuna çıkarması, kalıcı ve transfer edilebilir bilgi ediniminin temin edilmesi, bilgiyi yüklenmekten ziyade yorumlama ve sağlıklı tahminlerde bulunma becerisinin gelişmesi, öğrencinin kendisine ilişkin sağlıklı değerlendirmelerde bulunması gibi daha birçok yarar, soru sorma temelli öğrenme yaklaşımının tarih eğitimi sürecinde kullanılmasıyla büyük ölçüde temin edilebilir.

Tarih bilimi, bireyler arasındaki bağların tesis edilip güçlenmesinde; böylelikle toplum olma bilinç ve şuurunun oluşmasında etkin bir vasıtadır. Tarih biliminin ortaya koyduğu bilgi ve belgelerden etkin yararlanabilmek için, doğru temeller üzerine oturtulmuş bir tarih eğitimine ihtiyaç vardır.

Etkin ve doğru bir tarih eğitimi, öncelikle, “niçin ve nasıl bir tarih eğitimi?” sorularına verilecek doğru cevaplar ile ilgilidir.

  • “Soru sorma temelli tarih öğrenme”, tarih eğitimine ilişkin belirtilen bu amaç ve içeriğe paralel düşen öğrenme yaklaşımlarından biridir.
  • Tarih eğitimi sürecinde, öğrencilerin sorular sorup sorgulayarak tarihi olay ya da durumları anlamlandırma, yorumlama ve çıkarımlar yapmasını gerektiren bir öğrenme yaklaşımıdır.
  • Öğrenci sorularını ve sorgulamalarını merkeze alması nedeniyle de geleneksel soru-cevap yönteminden farklılaşan bir yapıya sahiptir.

Öğrencilerin; öğretmenlerinin sorularına cevap bulmanın ötesinde, soruları bizzat kendileri üretip yine kendileri cevaplar arayarak tıpkı bir tarihçi gibi etkin çalışmalarını gerektirmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here